Çalışanlara değer vermek.

Çalışma hayatıyla ilgili Serdar Kuzuluoğlu’nun çok güzel iki analizi var. Bu konuyla ilgili yazabilecek çok şeyim var fakat sessiz kalmayı tercih ediyorum. Sadece ufak bir şey söylemek istiyorum: sevgili yöneticiler ve şirketler, lütfen çalışanlarınıza değer verin, değer verdiğiniz sürece sizde değerli hale gelirsiniz.

Basit güzeldir.

Geçen gün Beşiktaş’ta yürürken bu tabela ile karşılaştım. Emekli derneğini ironik bulduğum için fotoğrafını çekmek istedim. Fotoğrafını çekerken tabelanın güzelliğini fark ettim. Oldukça sade bir karakter ile yeterli büyüklükte, düz beyaz zemin üzerine siyah ile yazılmış. Çok temiz. Beşiktaş ile olan bağlantısını da siyah & beyaz ile göstermiş. Özetle bir çok marka kendi derdini bu kadar sade ve güzel bir şekilde anlatamıyor. Görsel iletişimde hep karışık olanı tercih ediyorlar ve tek bir karede onlarca mesaj vermeye çalışıyorlar. Bu yüzden görsel kirlilik oluşuyor ve ana mesaj hedef kitleye geçmiyor. Basit olan candır!
Ayrıca Beşiktaş Emekli Derneğinin böyle güzel ve net bir tabela kullanmasına bayıldım.

Trafikte büyük tehlike: Cep telefonu

Araç kullanırken cep telefonu kullanımıyla ilgili bir çok marka sosyal sorumluluk kapsamında iletişim çalışması yaptı. Audi, yaratıcı gazete ilanı diğerlerinden ayrışıyor.

En son trafik kazası telefonum ile uğraşırken yapmıştım, ufak bir kazaydı ama daha kötüsü olabilirdi. Lütfen araç kullanırken telefonunuza bakmayın.

Hasbro Yılbaşı Reklamı

Cinsel suçların arttığı ve toplumun daha hassas olduğu bu dönemde “tecavüz edeceğiz” konsepti ile iletişim yapmak çok yanlış. Cinsel istismarı (tecavüzü) meşrulaştırıp, normalleştirmişler. İletişim fakültelerinde ders olarak anlatabilecek bir hata. Farkında olmadan bu hatayı yaptıklarını düşünüyorum, düşünmek istiyorum. Çok talihsiz olmuş.

Merak etme ve öğrenme ilişkisi.

brandweek

Brandweek 2016 etkinliğinde İngilizce sunumu dinlerken kenardaki biri dikkatimi çekti, bu kişi konuklara yardımcı olan servis destek personeliydi. Tercüme için dağıtılan cihazları almış, yapılan sunumu merakla takip ediyordu. Ne durumda olursa olsun merak edip, öğrenmeye çalışan insanlara büyük saygı duyuyorum.

Not: Fotoğrafı izinsiz paylaşmamam gerekiyordu fakat iyi niyetli bir post olduğu için paylaştım. Eğer ilgili kişi kaldırılmasını talep ederse hızlıca kaldırabilirim.

Gamefication ve Midye

gameficaaaation

Kadıköy, Caddebostan’da yer alan “Midye mi?” adlı işletme gameficationı (oyunlaştırma) çok akıllıca kullanmış. Türk halkında oldukça güçlü olan “en çok ben yerim” iç görüsünden yola çıkarak midye yemeyi oyunlaştırmış. Eminim rekoru geçmeye çalışan nice insan yolda heba olmuştur veya oldukça para harcamıştır. Not: Midyenin adedi 1 TL.

Youtube Kanalları ve #banabak

5852ea12-14bf-4f41-b87a-f8681fd153b0

2015 yılında dijital dünyada en çok konuşulan konulardan biri de Youtube kanallarıydı. Dünyada ve Türkiye’de bir çok Youtube fenomeni oldu. Bu kişiler reklam gelirleri sayesinde çok ciddi rakamlar kazanmaya başladılar. Mesela geçen sene sadece Youtube kanalından 8.470.000 $ kazanan PewDiePie bu sene tamamen kendi kanalını kuruyor. (Youtube’da en çok kazananlar).  PewDiePie, The Walking Dead’in yapımcılarıyla beraber “Scare PewDiePie” diye bir dizi çekecek. (Scare PewDiePie)

Hatırlarsanız 7 – 8 yıl önce bloglar çok popülerdi çünkü en kaliteli içerikler bloglarda yer alıyordu. Sonra sosyal mecralar popülerleşmeye başladı, insanlar klasik web sayfalarından daha çok sosyal mecralarda vakit geçirmeye başladılar. Dolayısıyla kaliteli içerik kullanıcılar ile beraber yer değiştirmeye başladı. Eskiden Twitter fenomenleri vardı, bir süre sonra Instagram fenomenleri oldu şimdi ise Youtube fenomenleri var. İçerik olarak fotoğraf ve video her zaman avantajlı konumda çünkü insanlar tarafından daha hızlı şekilde tüketilebiliyor. Bu yüzden bir süre daha fotoğraf ve video mecraları popülerliğini koruyacak gibi.

Türkiye’de ise dünyaya paralel olarak Youtube yayıncılığı hızlı büyüyor. “Nedir?” kanalının videolarını belki biliyorsunuzdur. Sanırım şuan Türkiye’deki en popüler kanal. Marka işbirliklerine başladılar, bir çok marka için özel videolar hazırlıyorlar. Bu videoların güzel tarafı ise direkt reklam olmadığı için izlenme sayısı ve etkisi daha fazla. Bir konu anlatırken markanın ürününü videoya doğal bir şekilde entegre ediyorlar.

Türkiye’deki bu değişimin  ve geçişin farkına varan ilk markalardan biri P&G oldu. Kendi dalında fenomen olan bir çok Vlogger ve Blogger’ı bir Youtube kanalında bir araya getirdi. Tüm P&G ürünlerini içeren bir life style kanalı açtı. Kanalın adı: banabak. Bir nevi TV kanalı diyebiliriz. Genç hedef kitleye çok doğru bir şekilde erişebilecekleri yeni bir iletişim kanalı oluşturdular. Ayrıca ürettikleri videolar organik olarak Google’da yer alacak yani Google’da “kepek problemi” gibi arama yapan kullanıcılar Head & Shoulders şampuan tarafından çekilmiş bir videosu ile karşılaşacak. Kişisel görüşüm çok doğru bir hareket yaptılar ve bu çalışmanın meyvelerini ileride alacaklar.  Youtube ile beraber yayıncılık ve içerik üretimi yön değiştirmeye başladı. Hatırlarsanız iPad (tabletler) ile dergicilik sektörü zor durumda kalmıştı, aynı şey 10 yıl sonra TV kanallarının başına gelebilir.

Eğer kanalı incelemek isterseniz:

Youtube kanalı: https://www.youtube.com/c/banabak

Web Sitesi: https://banabak.com

KitKat: Yılbaşı Molası

Özel günlerin reklamları genelde aynı şekilde oluyor. Mesela sevgililer gününde tüm reklamlarda ve mağazalarda kırmızı kalpler görmekten şahsen çok sıkıldım. Bu iç görüyle yola çıkan KitKat, kendi marka söylemiyle uygun bir şekilde yılbaşı reklamlarına “ara verin” demiş.

Nedense bana üniversitedeki şu efsane hikayeyi hatırlattı:

-Hoca sınavda tek soru sorar: Risk nedir?

-Öğrenci boş kağıda şu cevabı yazar: “Risk budur”.

Öğrenci 100 alır. 🙂

Instagram Kocaları

Her başarılı Instagram profilinin arkasında bir koca vardır. (bkz: her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır)

Çok eğlenceli bir proje olmuş, videoyu izlerken sesli güldüm. Modern dünyada her koca bu durumu bir kez yaşamıştır. 🙂 Ayrıca projenin web sitesi de var: http://instagramhusband.com/

Birlikte Hafifyelim mi?

Burcin-Basda

Yapılan iyi şeylerin paylaşılması gerektiğine inanıyorum. Beraber çalşma şansına eriştiğim kalbi kocaman olan bir arkadaşım var: Burcin Basda. Muhtemelen bu paylaşımı yaptığı için oldukça utanacak ve kızacak ama olsun.
Tamamen kendi çabalarıyla ve hiç bir kurumun yardımı olmadan doğuya gönderilmek üzere bir sürü kışlık kıyafet topladı, kargo firmalarıyla görüşüp ücretsiz gönderim için onları ikna etmeye çalıştı, tüm kıyafetleri tek tek ayırıp kolilere yerleştirdi, maddi yardımlar ile fiyat performans açısından en kaliteli ürünleri aradı ve gidip aldı. Şu etkinlikte detayları görebilirsiniz:https://www.facebook.com/events/951153338289484/
Günün sonunda onun deyimiyle ortaya çok “minnoş” bir iş çıktı. Emeğine ve aklına sağlık. He bu arada kendisi çok iyi bir tasarımcı, tasarimlarina mutlaka göz atın derim: https://www.instagram.com/bintheforest