İstanbul’da Kar ve Markalar

İstanbul, yoğun yağ kar nedeniyle zor günler geçiriyor. Kardan dolayı saatlerce yolda kalan, evine gidemeyen ve mağdur olan bir çok kişi var. Aslında bu tür havalar iletişimciler için fırsat olabilir. Duracell’in bu durumu anlatan güzel örneği linkte…

Örneğin, dün işten dönerken Zincirlikuyu’dan Beşiktaş’a giden yolda arabalar daha fazla ilerleyemediği için yürümek zorunda kalanlara bir çay markası veya çorba markası, çay, simit veya çorba dağıtsa güzel olmaz mıydı? Bu soğuk havaya sizce de sıcacık bir fikir gerek değil mi?

Markaların, her zaman kar etmek için var olmadığını, bazen de sadece  “insan”ın önemli olduğunu göstermesi onların marka imajları olumlu yönde etkilemekle kalmaz aramızdan biri yapar diyorum ben. Bilmiyorum siz ne düşünüyorsunuz?:)

Dublaj Videoları

dubmash
dubmash

Dubmash ve benzeri uygulamalar ile dublaj yapmak şu aralar çok popüler. Bir çok ünlü dahil herkes bu akıma kapıldı ve bir sürü video paylaştı.  Öne çıkan bazı çalışmalar için izlemek için tıklayabilirsiniz.

Bu sebeple kendi kendimi şunu düşürken buldum. Acaba herhangi bir marka bu dublaj akımı ilk başladığı sırada, bu tür bir uygulamaya sponsor olsaydı ve ürün satma endişesi yaşamadan sadece insanları eğlendirseydi güzel olmaz mıydı?

Şirketlerin arada sırada da olsa satış endişesi yaşamadan tüketici ihtiyaçlarına yönelik araçlar üretmesi, tüketicileri markalara çok daha çok yaklaştırmaz mı? Evet, kesinlikle doğru yapıldığı sürece marka algısını olumlu yönde etkiler, sadakat yaratır.

Geçmişte sıkça kullandığım ve hala kullanmaya devam ettiğim brüt maaş hesaplama aracı bu konuya güzel bir örnek; http://www.verginet.net/dtt/0/MaasHesaplama.aspx . Google’da “brüt maaş” diye arattığınızda ilk sırada bu site çıkıyor. Tahmin ediyorum ki web sayfası trafiği de iyidir. İşin püf noktası ise koca sayfada hiçbir reklam yok, sadece sol tarafta ufak bir marka logosu var. Bu da kullanıcılara gerçekten yardım etmek için yapılmış bir araç olduğunu hissettiriyor. Bu web sayfasının maliyetinin de çok fazla olduğunu sanmıyorum. Günün sonunda basit bir excel formülü. Kıssadan hisse sırf bu web sitesi yüzünden Deloitte ayrı bir sempatim var 🙂

Sosyal Deney – Asansörde aile içi şiddet

Bu sene Amerika’da sosyal deney videoları oldukça ilgi çekmeye başladı, özellikle bu tarz videoların izlenme sayıları ciddi oranda arttı. Benim en sevdiğim çalışmayı yukarıda görebilirsiniz. Bu çalışmayı izlerken boğazım düğümleniyor.

Güzel kurgulanmış bir sosyal deney çalışması özellikle STK’ların çok işine yarayabilir. Çok ucuz prodüksiyon maliyetleri ile internet üzerinden milyonlarca kişiye ulaşabilir ve bu sayede bağış gelirlerini artırabilirler (bkz. viral). Ice Bucket Challenge tam olarak bu tarz bir çalışma olmasa da viral etkisinden dolayı milyonlarca bağış topladı.

İsveç’te yapılan bir sosyal deney çalışmasıdan yola çıkan Hürriyet,  İstanbul’daki bir AVM’nin asansöründe aynı deneyi gerçekleştirdi. İnsan böyle bir durumda kaldığından ne yapacağını bilemeyebilir ama en azından bir şekilde tepki göstermek lazım. Tepkisiz kalmak en kötüsü. Uzmanlar böyle bir olayda müdahale etmeyin ama vakit kaybetmeden güvenlik görevlilerine veya ilgili birimlere haber verin diyor. Bu vesiliyle Aile İçi Şiddet Yardım Hattının telefon numarasını paylaşıyorum:  0212 656 96 96.

Video kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/gundem/27687713.asp

İsveç’teki çalışmanın orjinalini izlemek isterseniz: http://www.youtube.com/watch?v=R1-A7R15uYU

Hürriyet’in çalışması: 

Şiddetin yaratıcılık üzerindeki etkisi.

İş dünyasında bir çok kişi tarafından bilenen ve uygulanan bir teori var: kişilerin konfor alanını belli bir miktarda bozarak onların daha başarılı/yaratıcı olmasını sağlayabilirsin. Leo Burnett Canada, bu teoriyi farklı bir şekilde ele almış. Bir shot içki ve tokat ile ajansın daha yaratıcı hale nasıl geldiğini göstermişler. Çalışma bir yana atılan tokatlar çok sert, çekim sırasında baya zorlandıklarını tahmin ediyorum. Şahsen ben böyle bir videoda zor oynardım.

McDonald’s Fry Defender

Mc Donald’s ve Burger King arasında yıllarda süren “bizim patates kızartmamız daha iyi” savaşındaki en son çalışma, Canada Mc Donald’s tarafından hazırlanmış. Bu sefer konuya oldukça eğlenceli bir şekilde yaklamışlar. Gerçekten patates kızartması hırsızları hep vardır, hatta ben de onlardan biriyim 🙂

The Human Clock, TEDx Amsterdam

Hollandalı ajans WE ARE PI tarafından TEDx Amsterdam için hazırlanmış sade ve güzel bir film. Aslında film dünyada ilk kez hayata geçen bir projeyi anlatıyor: Human Clock. Dil,din, ırk, ülke ve ne yaptığı fark etmeksizin tüm insanları tek bir şey için bir araya getiriyor o da ‘zaman’. Amaçları 24 saatin her saniyesini farklı bir kişinin yer aldığı bir saat oluşturmak. Projeye katılmak veya katılan çalışmaları incelemek isterseniz: http://thehumanclock.org/

 

TEDx-The-Human-Clock-Website-1-700x420

Rion Paige – X Factor

Pazarlama İletişimiyle ilgili bir konu değil fakat bir çok kişiye ilham verebilir diye paylaşmak istedim. Ayrıca beni kızın performansından daha çok duygulandıran bir cümle var, o da annenin kurduğu şu cümle: “It’s your time to fly baby,so if not i’ll be right there to catch you”.

Her düştüğümde beni tutan ailem olmasaydı bugün farklı bir yerde olabilirdim.

Honda – The Other Side

Honda ve Wieden + Kennedy Londra birlikte müthiş bir çalışmaya imza atmışlar. Honda Type R’ın özelliklerinden biri olan R tuşunu (aracın agresif kullanım moduna geçmesini sağlayan tuş) büyüleyici bir şekilde anlatmışlar. Sadece Honda’nın Youtube kanalında izlenebilen çalışma iki farklı hikayeyi paralel şekilde gösteriyor. İki hikaye arasında geçiş yapmanızı sağlayan tuş: R. Normal bir video izlerken R tuşuna basınca daha heyecanlı bir video görüyorsunuz. Mutlaka bu çalışmayı izleyin: hondatheotherside.com

Youtube, bu tür yenilikçi uygulamalarla bir çok markanın favori mecrası haline gelebilir. Facebook uygulamalarının markalar için ne kadar etkisiz olduğunu geçtiğimiz 3 yıl içinde hep birlikte gördük. Sektörün buna benzer alternatif mecralara ihtiyacı var, Youtube bu uygulama ile birlikte tüm ajans ve markaların zihnini açmıştır diye umuyorum. Gerisi gelecek mi ya da bu kadar başarılı işler çıkacak mı göreceğiz.

D&R Kitap İletişimi

IMG_9154Geçen gün D&R mağazasını gezerken bir kitabın altında ufak bir not gördüm. Biraz eğilip yazıyı dikkatlice okudum, notta bu kitabı okuyan D&R çalışanın görüşleri yazıyordu. Fikri çok beğendim. Çok samimi ve akıllıca bir  POP çalışması yapmışlar. Son zamanlarda gördüğüm en doğru, basit ama maksimum etkili POP çalışması. Üretim bütçesi ise neredeyse sıfır lira.

Not: Bu kitabi hep okumak istemişimdir, bu uygulama yüzünden satın aldım.