Basit güzeldir.

Geçen gün Beşiktaş’ta yürürken bu tabela ile karşılaştım. Emekli derneğini ironik bulduğum için fotoğrafını çekmek istedim. Fotoğrafını çekerken tabelanın güzelliğini fark ettim. Oldukça sade bir karakter ile yeterli büyüklükte, düz beyaz zemin üzerine siyah ile yazılmış. Çok temiz. Beşiktaş ile olan bağlantısını da siyah & beyaz ile göstermiş. Özetle bir çok marka kendi derdini bu kadar sade ve güzel bir şekilde anlatamıyor. Görsel iletişimde hep karışık olanı tercih ediyorlar ve tek bir karede onlarca mesaj vermeye çalışıyorlar. Bu yüzden görsel kirlilik oluşuyor ve ana mesaj hedef kitleye geçmiyor. Basit olan candır!
Ayrıca Beşiktaş Emekli Derneğinin böyle güzel ve net bir tabela kullanmasına bayıldım.

Trafikte büyük tehlike: Cep telefonu

Araç kullanırken cep telefonu kullanımıyla ilgili bir çok marka sosyal sorumluluk kapsamında iletişim çalışması yaptı. Audi, yaratıcı gazete ilanı diğerlerinden ayrışıyor.

En son trafik kazası telefonum ile uğraşırken yapmıştım, ufak bir kazaydı ama daha kötüsü olabilirdi. Lütfen araç kullanırken telefonunuza bakmayın.

Youtube Kanalları ve #banabak

5852ea12-14bf-4f41-b87a-f8681fd153b0

2015 yılında dijital dünyada en çok konuşulan konulardan biri de Youtube kanallarıydı. Dünyada ve Türkiye’de bir çok Youtube fenomeni oldu. Bu kişiler reklam gelirleri sayesinde çok ciddi rakamlar kazanmaya başladılar. Mesela geçen sene sadece Youtube kanalından 8.470.000 $ kazanan PewDiePie bu sene tamamen kendi kanalını kuruyor. (Youtube’da en çok kazananlar).  PewDiePie, The Walking Dead’in yapımcılarıyla beraber “Scare PewDiePie” diye bir dizi çekecek. (Scare PewDiePie)

Hatırlarsanız 7 – 8 yıl önce bloglar çok popülerdi çünkü en kaliteli içerikler bloglarda yer alıyordu. Sonra sosyal mecralar popülerleşmeye başladı, insanlar klasik web sayfalarından daha çok sosyal mecralarda vakit geçirmeye başladılar. Dolayısıyla kaliteli içerik kullanıcılar ile beraber yer değiştirmeye başladı. Eskiden Twitter fenomenleri vardı, bir süre sonra Instagram fenomenleri oldu şimdi ise Youtube fenomenleri var. İçerik olarak fotoğraf ve video her zaman avantajlı konumda çünkü insanlar tarafından daha hızlı şekilde tüketilebiliyor. Bu yüzden bir süre daha fotoğraf ve video mecraları popülerliğini koruyacak gibi.

Türkiye’de ise dünyaya paralel olarak Youtube yayıncılığı hızlı büyüyor. “Nedir?” kanalının videolarını belki biliyorsunuzdur. Sanırım şuan Türkiye’deki en popüler kanal. Marka işbirliklerine başladılar, bir çok marka için özel videolar hazırlıyorlar. Bu videoların güzel tarafı ise direkt reklam olmadığı için izlenme sayısı ve etkisi daha fazla. Bir konu anlatırken markanın ürününü videoya doğal bir şekilde entegre ediyorlar.

Türkiye’deki bu değişimin  ve geçişin farkına varan ilk markalardan biri P&G oldu. Kendi dalında fenomen olan bir çok Vlogger ve Blogger’ı bir Youtube kanalında bir araya getirdi. Tüm P&G ürünlerini içeren bir life style kanalı açtı. Kanalın adı: banabak. Bir nevi TV kanalı diyebiliriz. Genç hedef kitleye çok doğru bir şekilde erişebilecekleri yeni bir iletişim kanalı oluşturdular. Ayrıca ürettikleri videolar organik olarak Google’da yer alacak yani Google’da “kepek problemi” gibi arama yapan kullanıcılar Head & Shoulders şampuan tarafından çekilmiş bir videosu ile karşılaşacak. Kişisel görüşüm çok doğru bir hareket yaptılar ve bu çalışmanın meyvelerini ileride alacaklar.  Youtube ile beraber yayıncılık ve içerik üretimi yön değiştirmeye başladı. Hatırlarsanız iPad (tabletler) ile dergicilik sektörü zor durumda kalmıştı, aynı şey 10 yıl sonra TV kanallarının başına gelebilir.

Eğer kanalı incelemek isterseniz:

Youtube kanalı: https://www.youtube.com/c/banabak

Web Sitesi: https://banabak.com

KitKat: Yılbaşı Molası

Özel günlerin reklamları genelde aynı şekilde oluyor. Mesela sevgililer gününde tüm reklamlarda ve mağazalarda kırmızı kalpler görmekten şahsen çok sıkıldım. Bu iç görüyle yola çıkan KitKat, kendi marka söylemiyle uygun bir şekilde yılbaşı reklamlarına “ara verin” demiş.

Nedense bana üniversitedeki şu efsane hikayeyi hatırlattı:

-Hoca sınavda tek soru sorar: Risk nedir?

-Öğrenci boş kağıda şu cevabı yazar: “Risk budur”.

Öğrenci 100 alır. 🙂

Pepsi Max: The perfect ride – Back to the Future

21 Ekim 2015 günü hepimizin çok sevdiği Back to the Future filmindeki meşhur tarih. Pazarlama profesyonelleri bugünü de kirlettiler. Bir çok marka kendi reklamını yapabilmek adına Back to the Future ile ilgili çeşitli pazarlama iletişimi çalışmaları yaptılar. Pepsi, yaptığı özel çalışmayla diğer markalar arasında hemen ayrıştı. Çok akıllıca bir hamle ile Uber’le işbirliği yapmış.

Sosyal Medya problemleriniz için yüksek alkollu bira!

tinder_aotwDijital mecralar iletişim biçimizi ve algımızı tamamen değiştirdi. Avantajlarıyla beraber yeni problemlerimiz de oldu, özellikle ilişkiler konusunda. Brezilyalı bir bira markası, sosyal mecralar yüzünden yaşanan problemleri unutmanın en kolay yolunu yüksek alkollu bira olduğunu söylüyor. Hem de bu mecraların adını belirterek 🙂 Diğer çalışmalar aşağıda.

insta_aotw

face_aotw

whats_aotw

Mobbing – Organogram

isolamentoenweb_aotw

Aslında bugün çok güzel bir çalışmanın videosunu paylaşacaktım fakat Youtube engellendiği için sadece ilan paylaşabiliyorum. Neyse.

Brezilya’da Escala isimli bir ajans yöneticilerin çalışanlarına mobbing yapmasına engellemek için dört farklı ilan tasarlamış. Özellikle ilanların görsel dili çok etkileyeci. Hepsi çok başarılı. Serinin diğer çalışmalarını aşağıda görebilirsiniz.

ameacaenweb_aotw
ofenderenweb_aotw

minimizaren_aotw

İstanbul’da Kar ve Markalar

İstanbul, yoğun yağ kar nedeniyle zor günler geçiriyor. Kardan dolayı saatlerce yolda kalan, evine gidemeyen ve mağdur olan bir çok kişi var. Aslında bu tür havalar iletişimciler için fırsat olabilir. Duracell’in bu durumu anlatan güzel örneği linkte…

Örneğin, dün işten dönerken Zincirlikuyu’dan Beşiktaş’a giden yolda arabalar daha fazla ilerleyemediği için yürümek zorunda kalanlara bir çay markası veya çorba markası, çay, simit veya çorba dağıtsa güzel olmaz mıydı? Bu soğuk havaya sizce de sıcacık bir fikir gerek değil mi?

Markaların, her zaman kar etmek için var olmadığını, bazen de sadece  “insan”ın önemli olduğunu göstermesi onların marka imajları olumlu yönde etkilemekle kalmaz aramızdan biri yapar diyorum ben. Bilmiyorum siz ne düşünüyorsunuz?:)

Dublaj Videoları

dubmash
dubmash

Dubmash ve benzeri uygulamalar ile dublaj yapmak şu aralar çok popüler. Bir çok ünlü dahil herkes bu akıma kapıldı ve bir sürü video paylaştı.  Öne çıkan bazı çalışmalar için izlemek için tıklayabilirsiniz.

Bu sebeple kendi kendimi şunu düşürken buldum. Acaba herhangi bir marka bu dublaj akımı ilk başladığı sırada, bu tür bir uygulamaya sponsor olsaydı ve ürün satma endişesi yaşamadan sadece insanları eğlendirseydi güzel olmaz mıydı?

Şirketlerin arada sırada da olsa satış endişesi yaşamadan tüketici ihtiyaçlarına yönelik araçlar üretmesi, tüketicileri markalara çok daha çok yaklaştırmaz mı? Evet, kesinlikle doğru yapıldığı sürece marka algısını olumlu yönde etkiler, sadakat yaratır.

Geçmişte sıkça kullandığım ve hala kullanmaya devam ettiğim brüt maaş hesaplama aracı bu konuya güzel bir örnek; http://www.verginet.net/dtt/0/MaasHesaplama.aspx . Google’da “brüt maaş” diye arattığınızda ilk sırada bu site çıkıyor. Tahmin ediyorum ki web sayfası trafiği de iyidir. İşin püf noktası ise koca sayfada hiçbir reklam yok, sadece sol tarafta ufak bir marka logosu var. Bu da kullanıcılara gerçekten yardım etmek için yapılmış bir araç olduğunu hissettiriyor. Bu web sayfasının maliyetinin de çok fazla olduğunu sanmıyorum. Günün sonunda basit bir excel formülü. Kıssadan hisse sırf bu web sitesi yüzünden Deloitte ayrı bir sempatim var 🙂

Rion Paige – X Factor

Pazarlama İletişimiyle ilgili bir konu değil fakat bir çok kişiye ilham verebilir diye paylaşmak istedim. Ayrıca beni kızın performansından daha çok duygulandıran bir cümle var, o da annenin kurduğu şu cümle: “It’s your time to fly baby,so if not i’ll be right there to catch you”.

Her düştüğümde beni tutan ailem olmasaydı bugün farklı bir yerde olabilirdim.