Can Ege, 5 yaşında, ilk sunum deneyimi.

Ege, bugün hayatındaki ilk sunumunu anaokulunda yaptın. Öğretmenin güzel anlattığını söyledi. Bu lafı duyar duymaz yüzümüzde saçma bir gülümseme belirdi. Anne/baba olmak sanırım böyle bir şey 🙂 Sunumu da Fenerbahçe basketbol formasıyla yaptın ve evdeki basket potasını okula götürüp, arkadaşlarına gösterdin. Forman, sunumun ve potan ile “Basketbol nedir?” diye anlatırken ufakta olsa pazarlama iletişimini öğrendin sanırım 🙂 Sana hatıra kalması için beraber hazırladığımız slideları ekledim. Yolun açık olsun evlat.

Bridgestone Studio: Sezen Aksu Şarkıları

Aslında bir önceki postumda değinmiştim. Eskiden markalar tarafından algoritmalara kurban gitmeyen güzel içerikler üretiliyordu ve oldukça keyifliydi. Fakat algoritmalar erişimi kısıtladılar ve markalar istedikleri “erişim, görüntülenme, izlenme” rakamlarına ulaşamadıkları için bu tür çalışmalardan vazgeçip, daha çok performans pazarlamasına odaklandılar. Fakat şuan bir çok marka farkına vardığı konu performans pazarlamasında her zaman kasa kazanıyor. 🙂 “Back to basic” pazarlama dünyası içinde geçerli olacak ve kırılma yaşayacağımız bir dönemin geleceğine inanıyorum. Her konferansta gösterilen “content is the king” slide’ını bile özledim sanırım. 🙂 Bana göre içerik ya da yaratıcı fikir hala pazarlama dünyasının en önemli unsurlarından biri.

Bridege Stone tarafından hayata geçirilen Sezen Aksu şarkıları cover projesi tam anlamıyla buna çok güzel bir örnek. Ve açıkcası son zamanlarda gördüğüm en güzel içerik çalışması. Basit (simple) fikir, güzel uygulama her zaman çalışıyor. YouTube dünyası sonsuza kadar izlenecek videolara/coverlara sahip oldu. Hatta sanatçıların kendi Spotify hesabından yayınlaması da erişim manasında ayrı bir güç katmış markaya. Özledik bu tür içerik çalışmalarını. Yapanların eline sağlık.

NAT NAT NAT ÇOKONAT – Viral Videolar

Yaklaşık 7 – 8 yıl önce viral  video dönemi vardı ve oldukça keyifliydi. Kimi çalışmalar çok saçma ve marka ile bağlantısı yoktu fakat kimi çalışımalar ise oldukça akıllıcaydı ve markayı pozitif katkısı oldukça fazlaydı. Açıkçası bu organik dönemi özlüyorum çünkü yaratıcı fikir iyi olduğu takdirde algoritma kurbanı olmuyor ve hak ettiği değeri dağılımı/değeri görüyordu. Şimdi ise sosyal mecralar tekelleştiği için çok yaratıcı işiniz olsa bile yayılım sağlayamıyorsunuz çünkü algoritmalar size izin vermiyor. NAT NAT NAT ÇOKONAT bu özlediğimiz çalışmalara çok güzel bir örnek, 2.22 dakikalık bir videoyu sonuna kadar keyifle izledim. Umarım yaratıcı fikrin değer gördüğü o döneme kısmen de olsa dönebiliriz ve performans pazarlamasından biraz sıyrılırız.